Dolgu uygulamalarının popülarite kazanması ile birlikte, hastaların en sık sorduğu sorulardan biri: "Dolguya alerjim olur mu?" olmuştur. Bu sorunun cevabı, anlaşılması gereken biyokimya ve güvenlik konsepitleri içerir. Hijaluronik asit temelli dolgular, doğal olarak insan vücudunda yer alan bir madde olduğu için, aslında alerji riskinin son derece düşük olduğu söylenebilir.
Hijaluronik asit, insan vücudunda doğal olarak bulunan bir polimer zinciridir. Cilt, bağ dokusu, göz yaşları ve eklem sıvısı gibi birçok yerde yüksek konsantrasyonlarda yer alır. Bu madde, cildin nemlenmesinde ve gençliğini korumasında hayati bir rol oynar.
Dolgu ürünlerinde kullanılan hijaluronik asit, genellikle iki kaynaktan elde edilir: Rooster tarafından (hayvan kaynağı) ya da biyoteknoloji (bakteri fermentasyonu) yolu ile. Modern ve kaliteli dolgu ürünlerinde biyoteknoloji yöntemi tercih edilerek, hayvan kökenli proteinlerin karışması azaltılmaktadır. Bu, alerji riskini neredeyse sıfıra indirger.
Tıbbi literatür, hijaluronik asit esaslı dolguların alerji reaksiyonunun çok nadir (1/1,000,000'dan az) olduğunu göstermektedir. Bu riskin o kadar düşük olmasının nedeni, hijaluronik asidin vücudumuzda doğal olarak bulunması ve biyouyumluluk özelliğidir (biocompatibility).
Ancak, konu bazen karmaşa yaratır. Bazı hastalar dönem belirtilerini (şişlik, kızarıklık) alerji ile karıştırabilirler. Ayrıca, dolguda kullanılan diğer maddelere (çoğunlukla anestezi veya ürünün diğer bileşenlerine) karşı reaksiyonlar görülebilir.
Hijaluronik asit dolgularında klasik "patch test" (cilt testleri) yapılması genellikle gerekli değildir. Çünkü doğal bir madde olduğundan true allergy riski çok düşüktür. Ancak, tarihinde bilinmeyen maddelere alerjisinin olduğunu bilen hastalar, doktor tarafından dikkatli değerlendirilmelidir.
Test yapılacaksa, benimsenmiş yöntem "test dose" (ufak bir doz enjeksiyonu sonra gözlemdir) dir. Doktor, ilk olarak çok ufak bir miktarı test alanına enjekte edebilir ve 24-48 saat gözlemlenebilir. Herhangi bir reaksiyon yoksa, tam prosedür uygulanabilir.
Eğer bir alerji reaksiyonu oluşacaksa, bu genellikle iki zaman diliminde görülür:
Tyndall etkisi, çok sığ bir derinlikte enjekte edilen hijaluronik asidin ışık kırması nedeniyle mavimsi veya beyazlı bir görünüm oluşturmasıdır. Bu estetik sorun, çoğu zaman alerji ile karıştırılmaktadır. Tyndall etkisi, ürünün yer değiştirilmesi veya ayrıştırılması ile giderilir. İltihapt değildir, sadece optik bir sorundur.
Hijaluronik asit alerjisi kadar nadir olmasa da, vasküler oklüzyon, dolgu uygulamalarının nadir fakat ciddi bir komplikasyonudur. Eğer dolgu, yanlış teknikle bir kan damarına enjekte edilirse, damar tıkanabilir. Bu durum, acil tıbbi müdahale gerektirir. Şanslı ki, bu risk sertifikalı ve deneyimli doktorlar tarafından minimize edilir.
Alerji riskini minimize etmenin en iyi yolu, dikkatli ve sertifikalı bir doktor seçmektir. Güvenlik sıralaması şu şekildedir:
Güvenli bir dolgu uygulaması için doktor seçerken:
FDA onaylı dolgu markaları ve aralarındaki farklar hakkında detaylı rehberimizi inceleyebilirsiniz. Tüm dolgu hizmetlerimiz ve güvenlik standartlarımız hizmetler sayfamızda listelenmiştir.
Dr. Hamza Gemici
📞 0532 344 82 16
Sertifikalı ve güvenli dolgu uygulamaları için iletişime geçiniz.
Bu konuda profesyonel tedavi için
Services Sayfası →